12/9/2009 ·
SEÇME HADİSLER VE HZ.LOKMAN'IN VASİYETİ
Muhammed b. Huveytib’ten rivayet edildiğine göre, Hz Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kulun kendisine verilen şeye razı olması, ona verilen en büyük hayırlardan birisidir.”
Meşhur bir hadiste Resûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “İslam’a hidayetedilen, kendisine yeterli miktar rızık verilen ve buna rıza gösteren kula müjdeler olsun.”
Yine Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:“Kim, Allah’ın kendisine takdir ettiği az rızka razıolursa, Allah da onun az ameline razı olur.”
Ehl-i Beyt yoluyla gelen bir hadiste Allah’ın Resûlü (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Allah, kulunu sevdiği zaman ona bela verir. Başına gelene sabrettiği zaman onu diğerkulları arasından seçer; rıza gösterdiği zaman özel dostluğuna alır.
**Allah’tan razı olmak, halka merhamet etmek, kalbin temiz olması, müslümanlara nasihattabulunmak ve nefsin cömertliği gibi ahlaklar, sıddıklar içindeki “Ebdal”ın seçkin velilerin makamıdır.
** “İsrailoğulları, Hz. Musa’ya: “Rabbinden öyle bir şey iste ki, onu yaptığımız zaman bizden razıolsun.” dediler. Hz. Musa, Allahu Teala’ya şöyle yakardı: “Allah’ım ne dediklerini biliyorsun.”dedi. Allahu Teala: “Ey Musa! onlara söyle benden razı olsunlar ki, ben de onlardan razı olayım.”buyurdu.
Resûlullah’tan (s.a.v) rivayet edilen şu hadis, bunu desteklemektedir: “Kim Allah katındaki değerinin ne olduğunu öğrenmek istiyorsa, Allah’ın kendi yanındaki yerine bir baksın. Kul,kalbinde Rabbini ne kadar yüceltiyor ve seviyorsa, Allah da ona o kadar değer verir.”
“Kıyamet günü olduğu zaman Allah, ümmetimden bir topluluğa kanatlar verecek,onlar kabirlerinden bu kanatlarıyla cennete uçacaklar. Orada gezecekler ve istedikleri şekildeeğlenecekler. Melekler kendilerine: Siz hesap gördünüz mü?” diye soracaklar. Onlar, “Hayır,hesabı görmedik.” diyecekler. Melekler: “Sırattan geçtiniz mi?” diye sorduklarında: “Biz sıratıgörmedik.” diyecekler. “Cehennemi gördünüz mü?” diye sorulacak. Onlar “Hayır, biz bir şey görmedik.” diyecekler. Kendilerine: “Peki siz kimin ümmetindensiniz? diye soracaklar. Onlar: “Biz Muhammed’in ümmetindeniz.” diyecekler. Melekler: “Allah için söyleyiniz, siz dünyadanasıl bir amel işlediniz de bu makama yükseldiniz? Diye sorduğunda, onlar: “Bizde önemli iki özellik vardı. Allah rahmeti ve fazlı ile bizi bu dereceye ulaştırdı.” Melekler: Onlar ne idi? diye soracaklar; onlar: “Biz yalnızken bile Allah’a karşı günah işlemekten haya ederdik ve Allah’ın bizim için taksim ettiği az şeylere razı olurduk.” O zaman melekler:“Bu nimetler gerçekten sizin hakkınızdır”diyecekler.
Lokman (a.s) oğluna yaptığı bir vasiyetinde, rızayı tevhide denk tutarak şöyle demiştir: “Yavrucuğum, sana, seni Allah’a yaklaştıracak ve O’nun gazabından uzaklaştıracak hasletleri tavsiye ediyorum: Birincisi, Allah’a ibadet ederek, O’na hiçbir şeyi ortak koşma.
İkincisi, hoşlandığın ve hoşlanmadığın her şeyde Allah’ın kaderine razı ol. Yine lokman (a.s), başka bir seferinde şöyle vasiyette bulunmuştur: “Kim Allah’a tevekkül eder ve Allah’ın kaderine razı olursa, o kimse imanının hakkını vermiş;el ve ayak ile yapılacak bütün hayırları kazanmış ve işlerini düzeltecek bir ahlakla ahlaklanmış olur.”
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır






